halvmanen
şu siteye düzenli girince olmuyo böyle tam aklından çıkıyo sonra aaa diyosun ulan ben böyle bişey yazmıştım o noldu diye yıllar sonra aklına düşüyo giriyosun veeee evet sonunda senin gönderin ikinci sırada eveeet o yeni paylaşım yapılmış mutlu oluyosun, yeni paylaşıma cevap veriyosun onun mutluluğu yetiyo (1 gıdım tatminler bütünü )ve yine yıllar araya giriyo, sanki diğer sosyal medyalar ahret burası dünya yevrım hee 🐌
1049
gece gece aklıma nereden geldi bilmiyorum ama tam uykuya dalmak üzereyken uykumu kaçırdığı kesin.
yıllar öncesinde başımdan geçen ve belki de dünyanın en absürt olaylarından birisi sayılabilecek bir olayı sizlere itiraf etmek istiyorum.
senenin 2006 olması lazım. yıllarla ilgili konularda hafızam zayıftır o yüzden tam net ifade edemeyeceğim ama mümkün mertebe 2006 olması lazım. mevsim sonbahardan kışa geçiyordu. nerden hatırlıyorum derseniz eğer, tüm olayın başlangıcının bir mont olduğunu anımsıyorum.
o dönemde mevcut olan kız arkadaşımla kavga etmiştim. bir arkadaşımla dertleşmek için sürekli takıldığımız bi parka doğru ilerledim. marketten sigara bira vs aldım ve arkadaşı bekliyorum.
mesaj geldi aşağı yukarı 10 dakika sonra. ben gelemiyorum dedi arkadaş.
İyi dedim açtım biramı, yaktım sigaramı. nokia marka 6600 telefonum vardı. bilenler bilir. çıktığı günden itibaren 3-4 sene boyunca rakipsiz gibi bir şeydi. telefondan bir müzik açtım. o anda ne dinlediğim konusunda en ufak bir fikrim yok şu an. ancak müzik zevkimi düşününce muhtemelen zevksiz bir şarkıydı diye tahmin ediyorum.
aradan 20-30 dakika geçti geçmedi ki parka bi kız geldi. benimle yaşıt esmer hoş biri. yanına oturabilir miyim dedi. evet anlamında yana kaydım. o esnada müzik hala çalıyor kulaklığımda. İkinci birayı da açmışım falan.
mevsim geçişi demiştim yukarıda bir yerde. oraya hızlı bir dokunuş yapıp ara vereyim olayın gidişatına. quicksilver marka bir mont almıştım o sene. İçi böyle nasıl diyim kürklü gibi ama kaba saba değil. bayağı zarif, şık ve hafif ama en soğuk kış gecesinde giysen terlersin öyle diyeyim.
hava serince esiyordu ama ben utanmasam terleyeceğim. kafamı çevirdim kıza baktım üşüyor gibiydi. çıkardım montu verdim. İlk etapta geri çevirdiyse de ısrarıma dayanamayıp teşekkür ederek sırtına almayı kabul etti.
aramızda gram muhabbet yok tabi bu arada. bankta yan yana oturduğumuz ilk andan beri en fazla 3-5 cümle kuruldu. bunun içerisinde oturabilir miyim ve teşekkür ederim cümleleri de dahil.
filmin koptuğu nokta burada bi yerde başlıyor. kızın üşümesi büyük oranda geçti ve bu mont bayağı sıcak tutuyormuş diyerek anlamsız bir şekilde yanıtladı beni. aslında ben bi şey dememiştim. diyaloglar bile absürt bir hal alıyor.
o sıralar kızın bir arkadaşı denk geldi. ayaküstü konuştular derken arkadaşı uzaklaştı. kız da kalkar gider diye düşünüyordum ama olmadı. oturmaya devam etti.
aynı anda ben de telefonumu kurcalayıp bi yandan da müzik dinlemeye devam ediyorum. tüm olup bitene kayıtsızım yani. neden sonra telefon bakabilir miyim 6600 mı o? sesiyle irkildim. tabii dedim. uzattım telefonu. menüye göz attı. güzelmiş dedi. müzik oynatıcıyı açtı derken bu şarkıyı çok severim dedi. sol kulaklığı uzattım dinlemesi için.
üşümüyorsun değil mi? diye sordu. hayır dedim. üşümüyorum. yalan yok harbiden de üşümüyordum. oysa üşüsem bile üşüyorum der miydim? o an bunları düşünecek vaktim olduğunu zannetmiyorum.
İşte tam bu anda üşümüşsündür diyip iyice sokuldu. kafamı çevirmemle dudak dudağa gelmemiz bir oldu. belki çok çok iki santim mesafe kalmıştır. İnanın bilinçli yapmaya kalksan öyle bir an denk gelmez. İlk defa göz göze geldiğimiz andı sanırım. sonra sıcak nefesini yüzümde hissettim ve tam o an öpüşmeye başladık.
samimi söylüyorum ömrümde böyle öpüşmemişimdir. hani banktaymışız, parktaymışız falan gram umrumda değildi. İlk defa böylesine bir şekilde aklım başımdan gitmişti. belki alkolün etkisidir kim bilir.
neyse buraya erotik hikaye anlatmaya gelmedim. sonrasında baş başa kalabileceğimiz bir yere gidip oradan da evlere dağıldık. ayrılmadan hemen önce son kez dudağımdan öpüp tanıştığıma memnun oldum diyerek uzaklaştı.
adını bile bilmediğim bu kızla bu olaydan iki yıl sonrasında tesadüfi denk geldik. kısa bir göz temasıyla gülümseyip uzaklaştık.
tabi ben o 2 yıllık süreçte bira ya da sigara ekstradan katkı maddesi olabileceğini veya şizofren olabileceğimi düşündüm. sonuçta nereden bakarsan bak oldukça spontane ve saçmasapan gelişen bi olay örgüsü vardı. 2 yılın sonunda ancak idrak edebildim olayın gerçekliğini.
büt
geçsin günler, haftalar,
aylar, mevsimler, yıllar…
zaman sanki bir rüzgâr
ve bir su gibi aksın…
meğer gelmeyeli ne kadar uzun zaman olmuş..
Zeynep
müslüm filminde eski o ses türkiye cocuklarda 1. olan şahin oynuyormuş . çocuğun hem çocukluk halini görüp yıllar sonra büyümüş halini de görünce gözüme bir toz kaçtı 😅😅
mavibalon
İnsan kırılan yerleri hiç geçmez sanıyor. yıllarca sürdüyse hele sen senden geçmişsin bir daha yeşeremezmişsin gibi geliyor. çoktur geçmişte buraya yazdığım hatta... insan mutluyken güzel de yazamıyor be. demem o ki, o iş öyle olmuyormuş. İnsan en çok da en fazla kırıldığı yerden mutlu oluyormuş, en güzel çiçekleri o kırıktan çıkıyormuş. mesele size toprak olanlarda mı cansuyu olanlarda mı bilmiyorum da lavanta kokulu çiçek oluyormuşsunuz yani 🌸 oldum o yüzden söyleyebiliyorum 🙈 şimdi herkes bütün kırılmışlıklarına mutlu olsun, sırada güzelliği var çünkü 😉
karabatak
yıllardır insanlar hiç değişmemiş.
Nyks🌙
sanki yıllardııır uzaktayıım benn
özlemleriim hep sessiz, derindeeen 💫💫

pauarkeoloji
bu denizliyi kötüleyenler denizlide öğrenciliği bilmeyen arkadaşlardır, denizli antalyaya 2 saat izmire 3 saat muğlaya 3 saat yani heryere 3 saattir. güzel bir seçimdir ben 8 yıldır yaşıyorum yüksek lisans bitecek artık. en güzel seçimdir. takmayın insanları okumak için okuyun. bir eskişehir barlar sokağı, izmirin alsancağı yok ama eğlenceli arkadaşlıklar kurabileceğiniz dopdolu yıllar geçirebileceğiniz bir şehir. hoşgeldiniz.
mavibalon
hayaller randevularda bekletir
İnsanlar defterine adını ekletir
hayat bazı adları defterinden silmeni gerektirir
bazen gün, bazı ay ve bazı bazı o yaşanmış uzun yılları tek saniyede silmeyi gerektirir.

Nyks🌙
şımartılmamış aşkın, sessizliğe yakın
kimbilir kaç yüzyıldır sarılmamış kolların
sisliydi kirpiklerin ve gözlerin yağmurlu
yorulmuşsun,
hakkını almış yılların.. 💫💫
anonim
'' çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. sinemadan çıkmış insan. gördüğü film ona bir şeyker yapmış. salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. onun büyük işler yapacağı umulur. ama beş-on dakikada ölüyor. sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu yanına alıyorlar, eritiyorlar. ''
aylak adam'dan kısa bir alıntıydı. bence kendini yalnız hisseden herkesin okuması gereken bir kitap.
sapsirik
@admin bir sorunu sana yazmak için dm atacaktım fakat seni bulamayınca böylelikle bir sorunla daha karşılaştım. ara butonu yok sanırım. yada ben mi bulamadım acaba bilmiyorum. neyse, bilgilerimizde üniye giriş yıllarımız yazıyor yanlış yazıyor ve düzeltemedim. önemli mi? değil. ben de böyle değişik şeylere takılıyorum işte. ha bir de cinsiyetlerimize göre nicklerimiz renkliydi güzel bir özellikti o. eline sağlık bu versiyon da güzel aklıma gelen eksiklikleri yazayım dedim. hadi eyvallah
toksikasabikisi
sanki yıllardır bu sayfadan uzak kalmış gibiyim. saçma esprilerimle hayattan soğutmaya devam edicem ama merakta kalmayın.
bayanelmacik
sevdaymış meğer o içimizde
yıllardır uyuyan deli
sessizlik sensin geceleri
fincana kahve koydum gel
bugün şeytana uydum gel
ay doğdu dağın üstünden aman aman
dallarda beyaz çiçekler

dağıldım gecenin karasına
artık kimse kıramaz beni
o kül gibi deniz o sessiz kız
kayıp bir sandala binip gitti
ne sen söyledin derdini
ne ben sevdiğime inandım
unut geçen eski günleri
bunca yıl sonra nasılsın

anlardım aklından geçenleri
sustukça konuştuk sanki
sevdaymış meğer o içimizde
yıllardır uyuyan deli
sessizlik sensin geceleri

fincana kahve koydum gel
bugün şeytana uydum gel
ay doğdu dağın üstünden aman aman
dallarda beyaz çiçekler

ezginin günlüğü 💫💫🎤🎤
aryas54
gençliğimi geri verseler
bu kez en çok kendimi severim
veririm o yari de
kime sevdirirse sevdirsin
kimi öldürürse öldürsün
kimi güldürürse güldürsün
umurumda değil kaşı gözü gül yüzü
yıllarım gitti yıllarım gitti
Süleyman
bak işte yaklaşıyor fırtına
bak yine yükseliyor dalgalar
yollardan sonra yıllardan sonra
şarkılar söylüyor çocuklar
yollardan sonra yıllardan sonra
yeniden yanyana onlar

ne geçmiş tükendi ne yarınlar
hayat yeniler bizleri
geçsede yolumuz bozkırlardan
denizlere çıkar sokaklar...

İyi geceler değerli müdavinler
Ayça K.
aşk; küçük bir çocuğun ne dediğini bilmeden saçmalamasını dinlemek gibi güzel bir şeydir.
aşk; yıllar sonra, yüzünü unutmaya yüz tuttuğun dostunun ansızın çıkıp gelmesi gibi şok edici bir şeydir.
aşk; insanın kendine neyin yakıştığına emi...n olamamasıdır.
aşk; cinayetti..ama aslında cin ayettir.
aşk; tüm eylemlerinin ve eylemsizliklerinin nedenidir, ve aşk uyumadan önce o'nu hayal edip, yanında o'nunla uyanmandır.
aşk; an'lık değil, zaman'lıktır.
aşk; kış günü hamile bir kadının eriğe aşermesidir..ararsın, ararsın..ama bulamazsın.bulduğundaysa; çok değerlidir, alamazsın!
aşk; 'aşka inanmam' derken, aşkın tarifini yaptırabilecek birine kapılmaktır.
aşk; kısa değildir..İsmi dururken, o'na uzun uzun 'seni seviyorum' demektir.
aşk; zamana ihtiyat duymayan, zamanla kaybolan bir histir.bu yüzden aşk anı yaşamalıdır.
aşk; inadına yaşamaktır..ölüme baş kaldırmak, kalbimiz attığı sürece o'nu düşünmektir.
aşk; cennette herşeye rağmen adem'in elmasından bir ısırık almayı göze almaktır.
aşk; sigara paketinin üzerindeki yazıları ilk defa okuyup, her hecesinde o'nu düşünmektir.
aşk; bir çekimdir..ne kadar zıt olunursa, o kadar kolay çekilindiği.
aşk; cesarettir..dans etmeyi bilmeyen bir çocuğun, sevdiğinin eline dokunabilmek için, ritimsiz bir şarkıda o'nu dansa kaldırmasıdır.
aşk; bir köpeğe gökkuşağının güzelliğini anlatmak kadar zordur..kimse başta bilmez o'nların renk körü olduklarını.
aşk; sevgilinin mezarına bir kez bile gitmemektir..onu her yerinde yaşatmaktır.
aşk, aslında çok uzak bir gezegendendir..bizim dünyamıza yakışmayacak güzellikte bir histir aşk..!
aşk!!!
anonim
yıllarca koşdum hep aşkın peşinden
anlayan olmadı gönül derdimden
bir vefa görmedim sevdiklerimden
olsan içmezmiydin benim yerimde

baharım solmadan eskidi ömrüm
çıkmaz bir sokağa benzedi gönlüm
leylası olmayan mecnuna döndüm
olsan içmezmiydin lbenim yerimde

bulamadım beni candan seveni
zamansız yitirdim hayat selimi
yaşarken canımda gördüm eceli
olsan içmezmiydin benim yerimde

baharım solmadan eskidi ömrüm
çıkmaz bir sokaga benzedi gönlüm
leylası olmayan mecnuna döndüm
olsan içmezmiydin benim yerimde
anonim
bir insanın başkasıyla yaşamak istediklerini bir başkasıyla gidermesi gerçekten koyuyor. İnsan kendini kullanılmış gibi hissediyor. hayalindeki belli ortada ama ona benzeyen bir başkasını kullanıyorsun. karşıdaki kişide aslında yıllardır saf saf...
bir de şu var insanları kendi çıkarlarınız için kullanmayın. size güçlü görünülebilir ama karşıdakinin ne yaşadığını bilemezsiniz. bir insanı mutlu etmeye çalışırken diğerini aşağılamak da doğru bir şey değil. bunu en iyi sizin anlıyor olmanız lazım. hayata nasıl ne şekilde ve doğru devam edeceğimi bilmiyorum artık.
anonim
şimdi size bir şey anlatmak istiyorum. öncelikle çok uzun uyarayım. anlatma sebebim ise belki diyeceginiz ya da olaya farklı yerden baktığınız bir sey vardir diye.
yıllar önce ama baya 5 yılı vardır bunun. geçmişte bazı zamanlarım karışık, unuttum. neyse meşhur c2'nin yeni olduğu zamanlar. henüz düzgün haliyle her gün saatlerce takılıyordum. amacım sevgili değildi kesinlikle. zaten üniversite de olsun istiyordum. öncesi salaklik olurdu biterdi, belliydi. neyse çok fazla kişi yazıyordu, bir tanesiyle fazlasıyla konuşuyorduk. üniversiteye benden 1 yıl önce hazırlanıcaktı. daha tabi benim önümde 3 onun önünde 2 yil var. senin oldugun sehire gelicem dedi. neyse inanmadim ben. muhabbet bi yerde kötülesti yani bana kötü konuşmaya başladı, seviyorum falan demişti inanmamıştım. neyse kapattim ben ordaki hesabımı. sinava hazırlandığım yil bi mesaj geldi ondan, şok oldum. senin olduğun yere geliyorum orda okuycam falan yazmış. İnanmadim yine çünkü aşırı dengesiz biriydi. daha sonra ben de burda üniversiteye başladım. bir gün arkadaşımla yürürken ona bu olanları anlatıyordum, arkamı bir döndüm o geliyor başka bi arkadaşıyla. yani hayatta tesadüfler olur ama bu kadarını düşünmezdim. tam ondan bahsederken onu görmek beni salaklastirdi. biraz ilerde durdurdu oyle muhabbet ettik 2 dakika ve sonra gitti. beni ara ara gördüğü zamanlarda telefonuma mesaj atıyordu yine gördüm seni diye. konuşmadık daha sonra ve yaz geçti bi sevgilim oldu. sevgilimle derste otururken benim sınıfımdan arkadaşlari varmis ve dersimize girmeye başladı. hala ara ara derslere geliyor, bakıyor falan. garip bir durum oldu benim için, beni sevmediğinin farkındayım ama aklında bir şey var gibi geliyor. siz olsanız bu durumda ne yapardiniz?

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)