thimsel
İyi günler,

sizlerle 'seçmen davranışını etkileyen sosyo-psikolojik faktörler: paü örneği' başlıklı tezime ilişkin anket çalışmamı paylaşmak istiyorum.

kıymetli zamanınızdan yalnızca 5-10 dakikanızı ayırıp, telefonlarınızdan ya da bilgisayarlarınızda aşağıda bulunan linke tıklayarak anketi doldurmanızı rica ediyorum.

https://forms.gle/2zo4tGDrWyYRoThaA

emeğiniz ve katkılarınız için teşekkür ederim.

MoruK ☑️
ölürsün , kelimeler ağzının içinde yanarda konuşamazsın , tam dökülmeye başlarsın yinede susarsın ya..insanlar anlamazlar ya boşalan kadehlerin aslında sözlerin olduğunu..İşte o zaman yalnızsındır hemde yapayalnız..sonra sevmeye başlarsın belki yalnızlığını ya da yalnızlığının anlamını anlamaya çalışırsın yine de bulamazsın ya nedenlerini.. tekrar başlarsın düşünmeye , haykırmaya..ama yine çıkmaz sesin sen sadece boş bir kadehsin.. kırılıp dökülmeyi seversin,hatta anlamasan bile şiirler dinlersin.ölüm denen şeyin şehveti içini doldururken o şehvete kapılıp gidemezsin..tek yaptığın tüm hislerini kaybedercesine beklemek olur..peki ya ölüm denen şey gerçekten varken sen aslen kimsin ?
1049
gece gece aklıma nereden geldi bilmiyorum ama tam uykuya dalmak üzereyken uykumu kaçırdığı kesin.
yıllar öncesinde başımdan geçen ve belki de dünyanın en absürt olaylarından birisi sayılabilecek bir olayı sizlere itiraf etmek istiyorum.
senenin 2006 olması lazım. yıllarla ilgili konularda hafızam zayıftır o yüzden tam net ifade edemeyeceğim ama mümkün mertebe 2006 olması lazım. mevsim sonbahardan kışa geçiyordu. nerden hatırlıyorum derseniz eğer, tüm olayın başlangıcının bir mont olduğunu anımsıyorum.
o dönemde mevcut olan kız arkadaşımla kavga etmiştim. bir arkadaşımla dertleşmek için sürekli takıldığımız bi parka doğru ilerledim. marketten sigara bira vs aldım ve arkadaşı bekliyorum.
mesaj geldi aşağı yukarı 10 dakika sonra. ben gelemiyorum dedi arkadaş.
İyi dedim açtım biramı, yaktım sigaramı. nokia marka 6600 telefonum vardı. bilenler bilir. çıktığı günden itibaren 3-4 sene boyunca rakipsiz gibi bir şeydi. telefondan bir müzik açtım. o anda ne dinlediğim konusunda en ufak bir fikrim yok şu an. ancak müzik zevkimi düşününce muhtemelen zevksiz bir şarkıydı diye tahmin ediyorum.
aradan 20-30 dakika geçti geçmedi ki parka bi kız geldi. benimle yaşıt esmer hoş biri. yanına oturabilir miyim dedi. evet anlamında yana kaydım. o esnada müzik hala çalıyor kulaklığımda. İkinci birayı da açmışım falan.
mevsim geçişi demiştim yukarıda bir yerde. oraya hızlı bir dokunuş yapıp ara vereyim olayın gidişatına. quicksilver marka bir mont almıştım o sene. İçi böyle nasıl diyim kürklü gibi ama kaba saba değil. bayağı zarif, şık ve hafif ama en soğuk kış gecesinde giysen terlersin öyle diyeyim.
hava serince esiyordu ama ben utanmasam terleyeceğim. kafamı çevirdim kıza baktım üşüyor gibiydi. çıkardım montu verdim. İlk etapta geri çevirdiyse de ısrarıma dayanamayıp teşekkür ederek sırtına almayı kabul etti.
aramızda gram muhabbet yok tabi bu arada. bankta yan yana oturduğumuz ilk andan beri en fazla 3-5 cümle kuruldu. bunun içerisinde oturabilir miyim ve teşekkür ederim cümleleri de dahil.
filmin koptuğu nokta burada bi yerde başlıyor. kızın üşümesi büyük oranda geçti ve bu mont bayağı sıcak tutuyormuş diyerek anlamsız bir şekilde yanıtladı beni. aslında ben bi şey dememiştim. diyaloglar bile absürt bir hal alıyor.
o sıralar kızın bir arkadaşı denk geldi. ayaküstü konuştular derken arkadaşı uzaklaştı. kız da kalkar gider diye düşünüyordum ama olmadı. oturmaya devam etti.
aynı anda ben de telefonumu kurcalayıp bi yandan da müzik dinlemeye devam ediyorum. tüm olup bitene kayıtsızım yani. neden sonra telefon bakabilir miyim 6600 mı o? sesiyle irkildim. tabii dedim. uzattım telefonu. menüye göz attı. güzelmiş dedi. müzik oynatıcıyı açtı derken bu şarkıyı çok severim dedi. sol kulaklığı uzattım dinlemesi için.
üşümüyorsun değil mi? diye sordu. hayır dedim. üşümüyorum. yalan yok harbiden de üşümüyordum. oysa üşüsem bile üşüyorum der miydim? o an bunları düşünecek vaktim olduğunu zannetmiyorum.
İşte tam bu anda üşümüşsündür diyip iyice sokuldu. kafamı çevirmemle dudak dudağa gelmemiz bir oldu. belki çok çok iki santim mesafe kalmıştır. İnanın bilinçli yapmaya kalksan öyle bir an denk gelmez. İlk defa göz göze geldiğimiz andı sanırım. sonra sıcak nefesini yüzümde hissettim ve tam o an öpüşmeye başladık.
samimi söylüyorum ömrümde böyle öpüşmemişimdir. hani banktaymışız, parktaymışız falan gram umrumda değildi. İlk defa böylesine bir şekilde aklım başımdan gitmişti. belki alkolün etkisidir kim bilir.
neyse buraya erotik hikaye anlatmaya gelmedim. sonrasında baş başa kalabileceğimiz bir yere gidip oradan da evlere dağıldık. ayrılmadan hemen önce son kez dudağımdan öpüp tanıştığıma memnun oldum diyerek uzaklaştı.
adını bile bilmediğim bu kızla bu olaydan iki yıl sonrasında tesadüfi denk geldik. kısa bir göz temasıyla gülümseyip uzaklaştık.
tabi ben o 2 yıllık süreçte bira ya da sigara ekstradan katkı maddesi olabileceğini veya şizofren olabileceğimi düşündüm. sonuçta nereden bakarsan bak oldukça spontane ve saçmasapan gelişen bi olay örgüsü vardı. 2 yılın sonunda ancak idrak edebildim olayın gerçekliğini.
Nyks🌙
rüyalarımdaki asansörler değişmeye başladı. ya gelişme kaydediyorum ya da b.ka batıyorum, hadi bakalım 😂😂
Nyks🌙
sınav haftam bile derse girdiğim zamanlardan daha boş, son sene öyle bir vurdu ki gönül rahatlığıyla depresyona bile giremiyoruz anca deşifre yazarken ya da ölçek yorumlarken pıt pıt ağlıyoruz o kadar
mavibalon
bayaaa zaman sonra uzun upuzun bi yazı yazdım, buraya da yazmışım da kendinizi okumuş sayın hadi lütfen 🙈😅
mavibalon
zaman geçiyor büyüyoruz, doğal olarak değişiyoruz. herkese, her şeye mesafemiz aynı kalmıyor. ama insanlar sizin en baştaki enayilikle gitmenizi, hiç kendinizi geliştirmeden aynı çizgide ilerlemenizi hatta orada durmanızı bekliyorlar. birazcık değişen sanki iyilikte kalamazmış gibi alttan alttan eskisine oranla daha kötü biriymişsiniz baskısı yapıyorlar. öyle değil. İnsan değişebilir ve iyi kalabilir. sadece tecrübeleriyle devam ettiği için daha temkinlidir ya da içinde yaşıyordur yani her şey olabilir. ya da seni istemiyordur hayatında o yüzden sana öyle geliyordur nedir yani. bi bıkmadılar yönlendirmekten ağzını kırdıklarım 😅
Alfhonso



geceye bir efsane bırakayım...

genco erkal'in muhteşem sesi ve sahnesinden yaşamaya dair...
halvmanen
sitenin logosundaki mülaim horozu black metalci bi horoz yapabilin mi canım @admin cim baya darkerla birlikte metal müzik sayfasına çevirdik 😅
NatsuDragneel

dirilerin üzerleri toprakla örtülür mü ? ya da...
siz hiç bir okyanusu dudaklarından öptünüz mü?
matmazelle
ya modası geçti belki bunun bilmiyorum. ya da yaşıma uygun olmayabilir.(okulda 7.yılımda, yarında doğum günüm)neyse, bugün tam saat 12 sularında yemekhanede yemek yerken bir çocuk oturdu karşıma ben tam kalkacakken, insan bu kadar mı karizmatik olur. ilk kez konusmak istedim. ve suanda öyle imkansiz bir ihtimal farkındayim ama onu bulma umuduyla her yere yazabilirim. tam kesemedim de ama elinde büyük kartal yüzük vardı. sağ elindeydi. esmerimm ya kader bizi bir kez daha karşılaştırmalı. görmen umuduyla. yemeğim bitmesine rağmen oturdum su falan içtim. saatlerce izleyebilirdim senii 🙈😍
mavibalon
gece...
gece güzeldir. merak uyandırır. çocukken de böyleydi. gece misafir gitmediyse uyumazdık kardeşimle. bi halt olacak sanki. ya da annemle babam orada otururken yatmak ne biliyim, gelmezdi içimden. ama yatılır yani, çocuksun çünkü. ama bigün öyle olmadı. mahallemizden taşınan bi arkadaşım gelmişti ailesiyle beraber. yaz günüydü. yıldızlar o kadar netti ki. güzel bi gece olacak gibiydi, öyle netti. ve biz gece gece hunharca kardeşim ve arkadaşımla bisiklet bindik mahallede. yarıştık falan. gittiğimiz en uzak nokta da 2 elektrik direği mesafesi yoktur belki de. ama çocuksun ya, gece ya. evin önünden oraya (ailen görüyor zaten) gitmek efsane. hem ya köpek çıkarsa. ama sen köpek çıkma ihtimalini göze alarak biniyorsun o bisiklete. ne cesaret o yaşta (9-10) benim gibi bi çocuk için 😅 00:30a kadar bindik belki de o bisikletlere. ne geç saatti benim için. şimdi saat 02:14. çoğu zaman erken geliyor artık bu saat bana. ahh zaman...
mavibalon
bir söz okudum. ‘gözbebeğinden ibret almak gerekir. göz cihanda herkesi ve her şeyi gördüğü halde, kendisini görmemektedir’ diye. bütün bencillikler, kusur aramalar, kendini hep haklı görmeler bu yüzden belki de. gözler hep başkasının ne yaptığında. kim nerede hangi kusuru işliyor ? a ile b ne yapıyor ? ve en önemlisi bence ben mükemmelim.. evet mükemmelsin çünkü kendini göremiyorsun, görseydin eminim değişirdi. galiba gözbebeğimden ibret alacağım şimdi. kendimize dönmeliyiz, biz ne yaptık ya da yapmadık. bize yapılan karşısında nasıl davranmalıydık, nasıl davrandık? kendimizi yeri geldiğinde karşımıza almalıyız hatta. el gibi.. bencilliği bırakmalı, başkalarının gözünden kendimize bakmalıyız. yapan vardır belki bilmiyorum ama insan kendisine illa ki kendi bakış açısıyla bakar. ben bu gözlerle kendim olarak nasıl bakardım acaba bana ?
evet baktım, ee ben yine çoğunda haklıyım.. bu da işe yaramadı boşverin ya 😂 neyse şakası bi tarafa başkalarına bakmamayı bi kez daha öğrenmiş oldum. ben kendime bakamazken neden başkasına bakmakla uğraşıp yorulayım, neden onların ne yaptığı beni bu kadar ilgilendirsin ki. herkesin hayatı, kusuru, güzelliği kendine. benimki de bana. hem ne demişler, kusur görenindir 😉
Racar162
hayrettin akyıldız
psikoloji dersime giren sinavlarda 0 verdigi soylenen hoca .
bilen var mi arkadaslar? bu adamin dersini gecen hic yok mu ? ya da dedikleri gibi cidden 0 mı veriyor?
alyazmali
vize haftası geçer geçmez ders çalışmaya başlamak da sevdaya dahil mi peki ?
Nyks🌙
“güçlü kadın hikâyesi hep yalandı. hiçbir kız çocuğu güçlü kadın olmak için doğmaz. hepsi masum hayaller kuran, şımarık birer prensese benzerler. kaderdir onları cadı, fettan ya da güçlü kadın yapan. tutulmamış sözler, yarım kalmış kaderler, yaşanmamış mutluluklar, ölümler, ayrılıklar güç verirmiş insana. kurulan hayaller iskambil kâğıtlarından kule gibi yıkıldığında, ezilmemek için o enkazın altında, güç veriyor tanrı insana. annem güçlü kadındı. ben o güce hayrandım. hiç öyle olamam zannediyordum, ama maalesef oldum. bir gün bir kızım olursa güçlü kadın değil, mutlu kadın olmasını dilerim..” ⭐🌙
Akif Yanbak
çocukluğunu enes batur ya da orkun ışıtmak fanı olarak geçiren çocukların büyüdükleri zaman yaşayacakları travmayı düşünebiliyor musunuz asdsadgfdssd
MoruK ☑️
evet yine kendimden şüphe duydugum saatler.geçmeyen vakit , oynamayan yelkovan,kendine mecali olmayan akrep ve birbaşına kalmış ben..harbiden neden ben ? kendime cevap veremediğim sorularımın kendıne cevabı yok.ya da var bilemem..tek birşey var bu hayatta.. o da hayatta var olup var olmadıgım..sanırım gece oldu yine yalnızlığımın son kadehındeyim..derdim kadar varım sanırım bu hayatta ya da var gibiyim..haa bir de şu var sen yoksun . harbi neden yoksun ? ya da var mısın ? varsan nerdesın ? yoksan kimsin ? kimsen benmiyim...ardı arkası kesilmeyen sorularıma cevap veremiyorum bu gece de..bilemiyorum neden varım ya da varmıyım..varsam nerdeyım ? şair değilim , yazar değilim peki ya ben kimim..sıradan bir kımsemıyım yoksa kimse olmuş sıradan biri mi ?

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)