RNE
muhafazakar badboy
artık İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı na adaylığımı koymanın vakti geldi
muhafazakar badboy
geçen arkadaşın evindeydim baya kafamız güzeldi sonra arkadaş bira almak için evden çıktı ,evde ben ve arkadaşın kedisi başbaşa kaldık .kedi meeüüüvv meeeüvvv diye garip garip garip sesler çıkarmaya ve bana dik dik bakmaya başladı .anlamıştım kedinin niyeti kötüydü ,zaten kedilerden korkan ben koltuğun kenarına sinip yastığı kendime siper ettim ve tamda tahmin ettiğim gibi kedi meeeeeüüüüüüüüv diye üzerime atladı ve hayvan yastığa yapıştı .çevik bi hareketle yastığı mutfağa doğru fırlattım ve kedi buz dolabının arkasına düştü hemen apar topar evden çıktım, anahtarı almadıgım için dışarıda beklemek zorunda kaldım sonra arkadaş geldi .olayı anatınca güldü ve kedisinin çiftleşme döneminde olduğunu söyledi ve akabinde hayvanın mastürbsyona ihtiyacı oldugunu söyledi ve biz biralarımızı içerken arkadaş kediye eliyle mastürbasyon yaptı .
muhafazakar badboy
geçen gün bi telefon geldi çanak anten iiçn ev sahibi aradı alt kattaki komşunun televizyonu çekmiyomuş anten için gelebilirmiyiz dediler ,bende dedim ki bana numarasıı versin ben evde oldugum zaman ona haber veriyim ,ama komşum genç bi kadın oldugu için numarasını bana vermemesini söylemiş ,çok ilginç , bende o zaman yardım edemem diyip kapattım ve daha sonra komşum akşam kapıyı tıklattı harbiden genç güzel bi kadındı ve dediki babası yaşlıymış ve kanal d yi istiyomuş ama televizyon çekmiyomuş onun için sizin evden anteni ayarlayabilirmiyiz dedi ve bende dedimki ben çok iffetli, namuslu bir erkeğim öyle her kadını evime alamam
1049
gece gece aklıma nereden geldi bilmiyorum ama tam uykuya dalmak üzereyken uykumu kaçırdığı kesin.
yıllar öncesinde başımdan geçen ve belki de dünyanın en absürt olaylarından birisi sayılabilecek bir olayı sizlere itiraf etmek istiyorum.
senenin 2006 olması lazım. yıllarla ilgili konularda hafızam zayıftır o yüzden tam net ifade edemeyeceğim ama mümkün mertebe 2006 olması lazım. mevsim sonbahardan kışa geçiyordu. nerden hatırlıyorum derseniz eğer, tüm olayın başlangıcının bir mont olduğunu anımsıyorum.
o dönemde mevcut olan kız arkadaşımla kavga etmiştim. bir arkadaşımla dertleşmek için sürekli takıldığımız bi parka doğru ilerledim. marketten sigara bira vs aldım ve arkadaşı bekliyorum.
mesaj geldi aşağı yukarı 10 dakika sonra. ben gelemiyorum dedi arkadaş.
İyi dedim açtım biramı, yaktım sigaramı. nokia marka 6600 telefonum vardı. bilenler bilir. çıktığı günden itibaren 3-4 sene boyunca rakipsiz gibi bir şeydi. telefondan bir müzik açtım. o anda ne dinlediğim konusunda en ufak bir fikrim yok şu an. ancak müzik zevkimi düşününce muhtemelen zevksiz bir şarkıydı diye tahmin ediyorum.
aradan 20-30 dakika geçti geçmedi ki parka bi kız geldi. benimle yaşıt esmer hoş biri. yanına oturabilir miyim dedi. evet anlamında yana kaydım. o esnada müzik hala çalıyor kulaklığımda. İkinci birayı da açmışım falan.
mevsim geçişi demiştim yukarıda bir yerde. oraya hızlı bir dokunuş yapıp ara vereyim olayın gidişatına. quicksilver marka bir mont almıştım o sene. İçi böyle nasıl diyim kürklü gibi ama kaba saba değil. bayağı zarif, şık ve hafif ama en soğuk kış gecesinde giysen terlersin öyle diyeyim.
hava serince esiyordu ama ben utanmasam terleyeceğim. kafamı çevirdim kıza baktım üşüyor gibiydi. çıkardım montu verdim. İlk etapta geri çevirdiyse de ısrarıma dayanamayıp teşekkür ederek sırtına almayı kabul etti.
aramızda gram muhabbet yok tabi bu arada. bankta yan yana oturduğumuz ilk andan beri en fazla 3-5 cümle kuruldu. bunun içerisinde oturabilir miyim ve teşekkür ederim cümleleri de dahil.
filmin koptuğu nokta burada bi yerde başlıyor. kızın üşümesi büyük oranda geçti ve bu mont bayağı sıcak tutuyormuş diyerek anlamsız bir şekilde yanıtladı beni. aslında ben bi şey dememiştim. diyaloglar bile absürt bir hal alıyor.
o sıralar kızın bir arkadaşı denk geldi. ayaküstü konuştular derken arkadaşı uzaklaştı. kız da kalkar gider diye düşünüyordum ama olmadı. oturmaya devam etti.
aynı anda ben de telefonumu kurcalayıp bi yandan da müzik dinlemeye devam ediyorum. tüm olup bitene kayıtsızım yani. neden sonra telefon bakabilir miyim 6600 mı o? sesiyle irkildim. tabii dedim. uzattım telefonu. menüye göz attı. güzelmiş dedi. müzik oynatıcıyı açtı derken bu şarkıyı çok severim dedi. sol kulaklığı uzattım dinlemesi için.
üşümüyorsun değil mi? diye sordu. hayır dedim. üşümüyorum. yalan yok harbiden de üşümüyordum. oysa üşüsem bile üşüyorum der miydim? o an bunları düşünecek vaktim olduğunu zannetmiyorum.
İşte tam bu anda üşümüşsündür diyip iyice sokuldu. kafamı çevirmemle dudak dudağa gelmemiz bir oldu. belki çok çok iki santim mesafe kalmıştır. İnanın bilinçli yapmaya kalksan öyle bir an denk gelmez. İlk defa göz göze geldiğimiz andı sanırım. sonra sıcak nefesini yüzümde hissettim ve tam o an öpüşmeye başladık.
samimi söylüyorum ömrümde böyle öpüşmemişimdir. hani banktaymışız, parktaymışız falan gram umrumda değildi. İlk defa böylesine bir şekilde aklım başımdan gitmişti. belki alkolün etkisidir kim bilir.
neyse buraya erotik hikaye anlatmaya gelmedim. sonrasında baş başa kalabileceğimiz bir yere gidip oradan da evlere dağıldık. ayrılmadan hemen önce son kez dudağımdan öpüp tanıştığıma memnun oldum diyerek uzaklaştı.
adını bile bilmediğim bu kızla bu olaydan iki yıl sonrasında tesadüfi denk geldik. kısa bir göz temasıyla gülümseyip uzaklaştık.
tabi ben o 2 yıllık süreçte bira ya da sigara ekstradan katkı maddesi olabileceğini veya şizofren olabileceğimi düşündüm. sonuçta nereden bakarsan bak oldukça spontane ve saçmasapan gelişen bi olay örgüsü vardı. 2 yılın sonunda ancak idrak edebildim olayın gerçekliğini.
Bi yerlerde
az önce aklıma geldi girdim ne değişmiş buralar 😅
Husrev1453
bugün kutuphaneye ders çalısmak icin gittim neyse masaya oturdum birden arkamda dıgıdık dıgıdık sesler geldi ulan dedim herhalde kutuphaneye at soktular arkama döndüm gordümki bir kadın koskocaman topuklu ayakkabisindan geliyormus oses
uyarı: lütfen kütüphanede topuklu ayakkabı giymeyelim.
mavibalon
@rider tarafından stalklandınız diye bildirim geldi 😅
alyazmali
denizlide olan var mı?hava nasıl eskişehire kış geldi bile buz gibi
nazanatre
heyet raporu kaç günde alınıyor, kayıt zamanı geldi bilee
Nyks🌙
rezillik diyince aklıma geldi tanımadığım kişiyi arkadaşıma benzetip 32 diş sırıtarak el sallamıştım, başka birini hocaya benzetip miriba hocam demiştim hocayı da arkadaşa benzetip naber lan tırrek diye bağırmıştsjdjxkekdsndjxn hayat güzel kekoluk diz boyu
grace
selam, yine rezillik diz boyu bir gün. bir günde rezil olmasak be kardeşim 😂😁. hadi yine iyiyim milleti güldürdüm
alyazmali
sabah kalktım çayın suyunu koydum markete ekmekle peynir almaya gittim.aldım alacaklarımı kasaya geldim evden çıkarken 50 tl yok ceplere baktım etrafıma baktım yok ama aldığıma eminim şöyle bi dolaşıp geleyim marketi dedim ki buldum parayı pıt diye elimden düşmüş yerde duruyor bana nasıl bir rahatlama geldi ama anlatamam size 😀😀
Nyks🌙
"bir derde iç çekişim, dışa vuruşum,
hoş geldin çocukluğum, son kuruşum.
annem sorunca hiç çekişim, zor duruşum.
hoş geldin en çirkine bile güzeli konduruşum.

yanında cüce kalırım, sana aşkım devdir;
sırf sen seviyorsun diye ben kendimi sevdim.
birlikte dik duralım, dünya boyun eğsin,
bırak güzel gözlerini, gözlerime değsin.

her zaman yürüdüğüm okul yolum, dersim,
İyiyim çok şükür, allah iyiliğini versin.
gömleğimin en üst düğmesi, düzü, tersi;
beslenme çantamdaki boş kalan tek yersin.

hoş geldin İstanbul’um, aşk kentim;
yurdum, yüz ölçümüm, gönül köprüm, başkentim!
seninle coğrafyamın gözlerinden yaş geldi,
hoş geldin de dirilttin bunca yıllık taş kenti…

hoş geldin çarpıldığım, içim dışım,
yün kazağım, sonbaharım, kışım.
hoş geldin atkım, sobam, ısım,
ne hoş geldin böyle, canım mısın?"

geç kalınmış dizeler, içimizde kalmasın
Zeynep
bugün hiç ders başına geçipte kitap okumadığım aklıma geldi ve şu an ( 00.33) kalktım 3-5 sayfa çeviriyorum 😪😌
Nyks🌙
köpek geldi kaldım kışın ortasında kaydırakta 😂😂😂
alyazmali
size geçen gün yaşadığım çok manasız bir anımı anlatayım .birkaç gündür karşı binadaki komşularımız biraz hareketliler müziği son ses açıp kopuyorlar falan tabi bizde evde delleniyoruz ama bir şey yapamıyoruz.neyse ben dışarı çıkmıştım gece eve dönerken yine bunların binadan garip sesler geliyor söve söve yöneldim kendi apartmanıma yukardan bi ses geldi bakar mısınız bakar mısınız diye baktım ev arkadaşım karşı binaya bağırıyor nasıl duyuracaksa sesini neyse şans bu ya duydular içerden alüminyum folyoya sarılmış biri çıktı bayağı bildiğiniz adam kendini folyoya sarmış her yeri komple robot dansı yaparak çıktı balkona bana bi kal geldi gülcem gülemiyom neyse kıstılar sonra müziğin sesini :d bu da böyle bir anımdı.

Selam Ziyaretçi

Gördüğüm kadarıyla henüz giriş yapmamışsın! Lütfen giriş yap, bekliyorum :)