.
.
aysel ölüm gibiyim şu sıralar, zamansız, ağır ve çirkin
.
yazacak kadar çok seviyorum , ama çizecek kadar cesaretim yok.
.
belki buradasındır diye her defasında geliyorum. bir şeyler yazdığında seni görmüşüm hissine kapıldığımdan sanırım.
.
.
aslında senin tam da şu sıralar hayatımı kurtarman gerekiyor
.
İnceldiği yerden kopan yegane kıyametimin biricik müsebbibisin.
.
İkliminden gözlerime düşen yarım kalmış bir tebessümsün. susmalarımız bu defa her zamankinden daha kasvetli, çünkü tahammülümüz yok. umarım bi gün şu sol yanıma bıraktıklarının hasatında tekrar buluşur gıyabında sarfettiğim şiirler. bu kalbin en izahsız emeğisin mavi çocuk...
.
haberin olmasa da bugün benim doğumgünüm,hani o bir şeylerin geçiciliğinden dem vurduğun sözlerin var ya. hükümsüz onların hepsi. bende dokuz aydır değişen hiç bir şey yok senden başka. sadece şiirlerimi bir üst perdeye taşıdım. e sende de ben yok zaten . olsun ya, ol yeter.
.
ben, kendi gölgesini kovalayan bir deliyim. sense henüz ışıklarımın karardığının farkına varamadın.
.
hislerinin karamsarlığın yüreğimi yorduğunu düşünüyorsun sen. kalemimin aksettirdiğinden daha tiz cümlelerin var artık. tek bir kelime yeter bir son vermeye. akli sermayemi tüketiyorum ama kalbim hala sağlam, ona yansıttıklarının eseri tüm bu yazılanlar.
.
sana kapatmamı istediğin tüm kapıların menteşesini söktüm.
.
bir karartı yüzünden benden esirgenen kaç karatlık bir ışıldama var o göz kapaklarının ardında bilmiyorum. artık yüzüm gözüm mavi, çok karıştı her şey. ben sana, sen karanlığa.
.
matemin sazımın telini koparsa da sözlerimin sızısı hala kulaklarında, gözlerimden okunuyor özlemin. ben mavi denizin kalbinden geçen kızıl bir gemiyim. hiç varamayacağım rotamda emin adımlarla ilerliyorum.
.
bana verilmiş en büyük sırdın önceleri, şimdiyse gönlümdeki tek göz odanda mecazi yangınımsın.
.
beni görmediğin köşelerden seni izlemek çok güzel. unutmadan, bi ara hayal kırıklığıma uğramayı ihmal etme.
.
İnsanlıktan şimdi çıktım, sana gelmem an meselesi.
.
bir değişiklik yapalım, bu defa gerçekler tersine çıksın.
.
bunu yarı şizofren birinin itiraf notları olarak kabul edin. bu zamana kadar burada tanımadığım onlarca insanla her şeyimi paylaştım ve artık gitme zamanı kanımca. zannedersem bir arayış içinde değilim. çok farklı bir yerde görüyorum kendimi. artık olacaklardan ne çıkar bilmiyorum. kendimi asla bu dünyaya ait hissetmedim. belki de çok beylik bir laf oldu ama gerçekler bu şekilde.nedenleri ve niçinleri bıraktım. artık her hissimi en yoğun şekilde yazıyorum, yaşıyorum.sakladığım şeyleri bir bir döküyorum ortaya . her insanın kendine sakladığı sırları vardır. ben aklımın bana oynadığı oyunlar sebebiyle güven hissimi kaybettiğimi hiç itiraf edemedim mesela kendime. artık kayıp hislerim yerli yerince. ve kalbim nefes almaya başlıyor tekrar. bunun müsebbibi şahsa ayrıca minnettarım bana kattıkları yadsınamaz.burayı yaşanılır kılanlar sevdiklerimiz aslında. azdan çıkan çok zararı bi kenara koyup vicdan muhasebesine gitmeli insan. manen zayıfız, yıkık birer enkazız aslında.yeniden hatırlamamız gereken hisler var. kendimi garip hissediyorum aslına bakarsanız. bir eşiği aşmış gibiyim.neyi neden istediğimi de son olanlarla beraber çok daha iyi kavradım. o sebeple buradaki etkinliğime son veriyorum arkadaşlar. yorumlarda, gönderilerde canını sıktığım üzdüğüm kırdığım olduysa affola. artık yoluma severek devam edicem. bu sefer ben de dahil çirkin adamları betimleyen alıntı bir yazıyla size veda ediyorum. kendinize iyi bakın.

hiç gündüz ağlamak nedir bilir misin sen? geceyi bekleyememek nedir sorarım sana herkimsen? daha sigarayı yakıp, şarkıyı çalmadan göz yaşını koyuvermek nedir bilir misin? vazgeçtiklerini düşündükçe vazgeçilmenin ağırlığını bilir misin? vazgeçilmiş bir adam olsaydın bilirdin. vazgeçilmiş kadınlar bunu anlayamaz. tükenmişliktir, gücenmişliktir ve bildiğin tüm çöküntü içeren tabirlerdir. adam ağlar mı hiç? ağlar ***nakoyayım. en güzel adamlar ağlar hemde. adam bir ağlar, görebilen şanslı bir kaç insan der ki ''adam ne ağladı be. bravo!''. bravo kısmı biraz abartı, kabul. yinede adam öyle bir ağlar ki, ceketini eskite eskite, sigarasının süngeri tuzlu suyla ıslana ıslana, sakalları gözyaşıyla yıkana yıkana ağlar. kadın ağlarsa ''üzülme, geçer.'' derler, adam ağlarsa yanındakiler de ağlar. yani ağlamak itinayla bizim işimiz. bu kulvardan çekileceksin meleğim!