Nobel Ödüllü Yazarımız Orhan Pamuk'un 5 Eseri 17 Eylül 2017 Pazar

İlk Nobel Ödülü alan yazarımız Orhan Pamuk'un 5 eserini sizler için derledik.

1. Sessiz Ev

Sessiz Ev
Sessiz Ev'de Orhan Pamuk, dağılmakta olan bir ailenin hikâyesi üzerinden Cumhuriyet ve modernleşme tarihimizin barındırdığı gizli çatışmaları ve şiddeti araştırıyor. Orhan Pamuk, yayımlanışından otuz yıl sonra bu yeni baskıda romana bölüm başlıkları koydu ve anlatıdaki bazı tekrarları ayıklayarak kitabı yeni okurlar için daha okunaklı hale getirdi.

Biri tarihçi, biri devrimci, biri de zengin olmayı aklına koymuş üç torun İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki evinde babaannelerini ziyaret ederler. Dedelerinin yetmiş yıl önce siyasi sürgün olarak kasabaya geldiğinde yaptırdığı bu evde bir hafta kalırlar. Bu sürede, babaannelerinin doksan yıllık anılarla yüklü geçmişi ağır ağır aralanırken, dedenin Doğu ile Batı arasındaki uçurumu bir çırpıda kapatacağını sandığı büyük bir ansiklopediyi yazışı hatırlanır. Evde sessiz gözlemleriyle kuşaklar arasında köprü kuran tanıklar, bahçe duvarlarının ötesinde ise aile ile ilgilenen tutkulu gençlerin hareketleri vardır. Orhan Pamuk'un ikinci romanı olan Sessiz Ev, yayımlandığında büyük heyecanla karşılanmış, pek çok dile çevrilmiş ve ödüller almıştı.

2. Benim Adım Kırmızı

Benim Adım Kırmızı
Orhan Pamuk’un “En renkli ve iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, yazarın dünyada şimdiye dek en çok satan romanı oldu; Fransa ve İtalya’da yılın kitabı seçildi, dünyada bir romana verilen en prestijli ödüllerin başında gelen Uluslararası IMPAC Dublin ödülünü kazandı. Eski resim sanatımız, Doğu ve Batı’nın dünyayı görme biçimleri, aşk ve ölüm hakkında unutulmaz bir tarihi roman olan bu çağdaş klasiği, ilk yayımlanışından 15 yıl sonra, yazarın sonsözü ve kapsamlı bir sanat-tarih kronolojisiyle birlikte sunuyoruz.

Benim Adım Kırmızı, hem Orhan Pamuk’un en çok dile çevrilen ve en çok hayranlık duyulan eseri hem de modern edebiyat tarihimizin dünyada en çok okunan kitabı.

Orhan Pamuk’un “en renkli ve en iyimser romanım” dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul’da karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve gelen usta nakkaşlar, babasının denetimi altında Osmanlı Padişahı’nın gizlice yaptırttığı bir kitap için Frenk etkisi taşıyan tehlikeli resimler yapmaktadırlar. Aralarından biri öldürülünce, Şeküre’ye âşık, teyzesinin oğlu Kara devreye girer. İstanbul’da bir vaizin etrafında toplanmış, tekkelere karşı bir çevrenin baskıları, pahalılık ve korku hüküm sürerken, geceleri bir kahvede toplanan nakkaşlar ve hattatlar sivri dilli bir meddahın anlattığı hikâyelerle eğlenirler. Herkesin kendi sesiyle konuştuğu, ölülerin, eşyaların dillendiği, ölüm, sanat, aşk, evlilik ve mutluluk üzerine bu kitap, aynı zamanda eski resim sanatının unutulmuş güzelliklerine bir ağıt.

3. Hatıraların Masumiyeti

Hatıraların Masumiyeti
Orhan Pamuk’un bu Cuma kitapçılara verilecek yeni kitabı Hatıraların Masumiyeti, bir film kitabı. Kitap Pamuk’un bu film için yazdığı metinleri, konuşmaları ve filmden seçilmiş kareleri içeriyor.

2012 yılında İngiliz yönetmen Grant Gee ile Orhan Pamuk, Masumiyet Müzesi, İstanbul ve Pamuk’un dünyasını kapsayan bir belgesel için çalışmaya karar verdiler. Sonuçta ortaya 72. Venedik Film Festivali’nde eleştirmenlerin yoğun övgüsüyle karşılanan bir belgesel film Hatıraların Masumiyeti çıktı.
Türkiye’de 25 Mart’ta sinemalarda gösterime girecek olan Hatıraların Masumiyeti “The Innocence of Memories”, İngiltere ve başka Avrupa ülkelerinde de sinemalarda gösteriliyor… Pamuk bu film için romandaki bir kahramanı geliştirdi.

“Benim adım Ayla, Füsun’un arkadaşıydım. On bir yıl ona komşu yaşadım...”

Orhan Pamuk, İngiliz belgesel film yönetmeni Grant Gee ile birlikte hazırladığı, Hatıraların Masumiyeti “The Innocence of Memories” filminde Masumiyet Müzesi romanındaki Kemal ile Füsun’un aşk hikâyesine Füsun’un arkadaşı Ayla’nın gözünden yeniden bakan bölümler eklemişti.

Pamuk, bu filmden yola çıkarak hazırladığı Hatıraların Masumiyeti kitabına senaryonun yanı sıra, yazar ve arkadaşı Emre Ayvaz’ın film için kendisiyle gerçekleştirdiği söyleşinin “Roman, Müze, Film” adlı özgün bir anlatıya dönüştürdüğü metnini de ekledi. Kitapta ayrıca Orhan Pamuk’un ve Grant Gee’nin (filmden) seçtiği görüntüler de yer alıyor.

Kitabın son bölümünü oluşturan ve filmin İstanbul’daki ilk gösterimi onuruna Pamuk ve Gee’nin yaptığı halka açık söyleşi ise edebiyat ve sinemanın meydana getirilme süreçlerinden hayatlarımızın benzerliğine, edebiyat kadar sinema meraklılarına da sesleniyor.

Pamuk’un 2008 yılında yayınladığı Masumiyet Müzesi romanı 1975 ile 1984 yılları arasında İstanbul’da, varlıklı iş adamı Kemal ve onun uzak akrabası, yoksul Füsun’un arasındaki unutulmaz ve talihsiz aşkı anlatıyor. Masumiyet Müzesi ise bu unutulmaz aşka ve İstanbul’daki gündelik hayatın izlerine tanıklık ettiğimiz, kelimelerin eşyalara dönüştüğü bir mekan.

Orhan Pamuk: “Bir şehirde benim yaptığım gibi 62 yıl sürekli yaşarsanız, şehrin, anıtların, binaların, manzaraların, duvarların, ağaçların, gecesi gündüzü, kedisi köpeği, sokaktaki insanı, kaldırımı, meydanı, her şeyi sizin hatıralarınıza gönderme yapan bir işarete dönüşür.”

4. Masumiyet Müzesi

Masumiyet Müzesi
“Hayatımın en mutlu ânıymış, bilmiyordum.”
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk'un harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor...
1975'te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen, İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun'un hikâyesi: Hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, Masumiyet Müzesi, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak.
Masumiyet Müzesi'ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz.
Romanı yazdıktan dört yıl sonra, 2012’de, Pamuk romanıyla aynı adlı müzeyi Çukurcuma’da açtı. Şimdiye dek on binlerce ziyaretçinin gezdiği müze için ünlü sanat tarihçisi Simon Schama, Financial Times gazetesine yazdığı yazıda, “Dünyadaki en güçlü, en güzel, en insanî ve en etkileyici çağdaş sanat eseri,” diye yazdı. “Aynı zamanda hem şiir hem karamizah gibi; hem zarif ve şefkatle dolu, hem de kutu kutu, vitrin vitrin, estetik olarak muhteşem.”

5. Kara Kitap

Kara Kitap
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Çocukluğundan beri yazılarını hayranlıkla okuduğu yakın akrabası gazeteci Celâl'in köşe yazıları, bu arayışta ona işaretler yollayacak ve eşlik edecektir. Okuyucu, bir yanda her bacası, her sokağı, her insanı başka bir esrarlı âlemin işaretine dönüşen İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikâyelerle tamamlayan Celâl'in köşe yazılarıyla karşılaşır. Eski cellatların hikâyelerinden Boğaz'ın sularının çekileceği felaket günlerine, kılık değiştiren paşalardan kültür tarihimizde kalmış esrarlı cinayetlere, karlı gecenin aşk hikâyelerinden yüzlerimizin üzerindeki anlamın sırlarına, İstanbul'un ücra ve karanlık köşelerinden gülünç ve tuhaf kişilerine, yakın tarihimizden günlük hayatımızın unutulmuş ve şaşırtıcı ayrıntılarına kadar uzanan bu araştırma Galip'i hem kayıp karısına, hem de hayatımızın içine gömüldüğü kayıp esrar doğru çekecektir.

"Zengin, yaratıcı, modern bir ulusal destan." - The Sunday Times, İngiltere

“Pamuk Kara Kitap’la, romanın bir edebi tür olarak hâlâ hayatta olduğunu, hâlâ bir potansiyeli ve geleceği olduğunu kanıtladı. Bunları yapan biri ne zamandır çıkmıyordu.” –Nobel Komitesi Başkanı Horace Engdahl
France Culture Ödülü (1994)

Kaynaklar:

edebiyat
kültür
tanınmış kişi

hihi hihi @hihi

Yorumlar

Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.

Yazar

hihi
hihi
@hihi
Geleceğin Basın Mensubu
2017 Girişli